DNA

10/7/2007 - Genetik Şifre

Kategori: Dna Olusumu

Bağlantı

10/7/2007 - Yaşamın Şifresi

Kategori: Dna Olusumu


Bağlantı

10/7/2007 - DNA'yı Oluşturan Ne?

Kategori: Dna Olusumu

 

 

DNA'yı Oluşturan Ne?

 

DNA, 4 farklı birimden,nükleotid bazlarından oluşur:Adenin(A);Timin(T);Guanin(G) ve Sitozin(C).Bu bazlar, DNA molekülünün şeker-fosfat iskeletine tutunarak, molekülün bir iplikçiğini oluştururlar.iki iplikçik, karşılılı gelen baz çiftleriyle birbirine bağlanmış durumdadır.A yalnız T;C de yalnız G ile bağ oluşturur.Bu şekilde bağlanan iplikçikler, birbirinin tamamlayıcısıdırlar.

Her biri kıvrımlı olan iplikçikler,birbirlerine bağlandıklarında çift sarmal yapıyı oluştururlar.Nükleotid bazlarının bir DNA iplikçiği üzerindeki sıranılışı,DNA'nın "dizilim"ini tanımlar.Genetik bilgi dediğimiz şeyse,bu baz çiftlerinin dizilimiyle ortaya çıkan şifredir.

Bağlantı

10/7/2007 - Babalık Testi

Kategori: Dna Testleri

 

Babalık Testi


İnsan DNA’sının belli kısımları bireyler arası farklılıklar gösterir. Bu gen bölgelerinin her birinde kişi biri anneden biri de babadan gelen iki farklı genetik karaktere (allel) sahiptir. Çocukta belli sayıda gen bölgesi analizlenerek bir DNA profili çıkarılır.  Daha sonra annenin DNA profili ile bu profil kıyaslandığında çocuğun genetik özelliğinin hangi yarısını anneden aldığı ortaya çıkar. Bu durumda diğer genetik özelliklerde şüphesiz babadan gelecektir. Söz konusu babanın DNA profili çıkarıldığında eğer çocuğun annesinden almadığı genetik yapısı ile uyum göstermiyorsa o kişi baba değildir. Eğer uyum tespit edilirse bu defa çalışılan gen bölgeleri üzerinde populasyon genetiği verilerine göre hesaplamalar yapılarak % ihtimalle babalığın tespiti söz konusudur.

 

  Paternity Testing


Certain regions of human DNA show variations between people.  At each of these regions a person possesses two genetic types (known as alleles), one inherited from each parent.  By looking at a number of these variable regions in a person a DNA profile is produced.  By comparing the DNA profiles of the mother and child it is possible to determine which half of the child's DNA was inherited from its mother.  The other half must therefore have been inherited from the child's biological father.

Bağlantı

10/7/2007 - Kuşlarla dinozorlar arasındaki genetik akrabalık

 

 

DNA çalışmaları, kuşlarla dinozorlar arasındaki genetik akrabalığı kanıtladı

 

Tyrannosaurus Rex'i tanımayanımız yoktur; kendisiyle Jurassic Park, King Kong gibi hasılat rekorları kıran filmelerde haşır neşir olmuştuk. T. Rex, günümüzden 70 ile 65 milyon yıl öncesinde, Kuzey Amerika'da yaşamış etçil bir dinozor türüdür. Yerden yüksekliği 14 metreyi, ağırlığı ise 6 tonu bulabilen bu devasa yaratığın, zamanının en büyük etçili olduğu düşünülmektedir. Eski organik materyallerden DNA, protein gibi molekülleri çıkarma ve dizileme yöntemlerinde kaydedilen gelişmeler, kısa bir süre önce biyolojik evrimin en önemli alanlarından birine ışık tuttu: Dinozor ve kuşlar arasındaki akrabalık.

Tyrannosaurus Rex'i tanımayanımız yoktur; kendisiyle Jurassic Park, King Kong gibi hasılat rekorları kıran filmelerde haşır neşir olmuştuk. T. Rex, günümüzden 70 ile 65 milyon yıl öncesinde, Kuzey Amerika'da yaşamış etçil bir dinozor türüdür. Yerden yüksekliği 14 metreyi, ağırlığı ise 6 tonu bulabilen bu devasa yaratığın, zamanının en büyük etçili olduğu düşünülmektedir. Eski organik materyallerden DNA, protein gibi molekülleri çıkarma ve dizileme yöntemlerinde kaydedilen gelişmeler, kısa bir süre önce biyolojik evrimin en önemli alanlarından birine ışık tuttu: Dinozor ve kuşlar arasındaki akrabalık.
68 milyon yıllık bir T. Rex kemiğinden elde edilen kollajen parçacıkları paleontologları ve genetik uzmanlarını bir kere daha ortak paydada buluşturdu. Memelilerde toplam protein bileşiminin yüzde 25'ini oluşturan kollajen, bağlayıcı dokularda üretilen yapısal bir proteindir. Diğer yandan organizmanın ölümüyle beraber proteinler hızlı bir yıkılma sürecine girerek yerlerini mineral maddelere bırakırlar; uzmanlar aynı sürecin kollajen için de geçerli olduğunu ve yer değiştirme işleminin yaklaşık 1 milyon yılda tamamlandığını düşünüyorlardı. Dolayısıyla bu denli eski bir kalıntıdan dizisi çıkarılabilecek kadar protein elde edilebilmesi kendi başına çarpıcı bir gelişme; şimdiye kadar protein dizisi çıkarılabilmiş en yaşlı fosil 100-300 binyıl önce yaşadığı düşünülen bir mamuta aitti.
Teknik açılımları bir kenara bırakarak bu zor işlem sonucunda ulaşılan sonuçlara bir bakalım. Bugüne kadar dinozor ve kuşlar arasındaki evrimsel geçiş sadece iskelet yapılarının ve kemik düzenlenişlerinin karşılaştırılmasına dayanıyordu. Fosillerden elde edilen düşük miktarda proteinin aminoasit dizisinin çıkarılması sonucunda, geçmişin devleriyle bugünün kanatlıları arasındaki akrabalık, mikro düzeyde de kanıtlanmış oldu.
Evrim biyologları yine de temkinli davranmaya devam ediyor ve tek bir proteinden yola çıkarak ciddi sonuçlara ulaşmanın doğru olmadığını belirtiyor. Protein karşılaştırmalarına DNA dizilerinin de eklenmesi gerekiyor. Ayrıca bu tür karşılaştırmalarda, protein ve gen dizilerinin toplandığı veritabanlarındaki dizisi çıkartılmış olan canlılarla yetinilmek zorunda kalınmasının -bu çalışmada karşılaştırma tavuk kollajeniyle yapılmıştır- net sonuçlara ulaşmanın önündeki engeller olduğunu belirtiyor.
Çalışmanın mimarlarından North Carolina Devlet Üniversitesi'nde görevli Mary Higby Schweitzer çalışma sonuçlarının fosil örneklerini moleküler incelemeye açma konusunda paleontologları yüreklendireceğini düşünüyor: "Paleontologların birçoğu benimle çalışmayı istemez, çünkü moleküler inceleme fosillerin parçalanması anlamına gelecektir. Onlar ise kemiklerin bozulmadan kalmasını tercih ederler." Öngörü ve cesaretin devreye girdiği bu noktada, bilim insanları evrime ışık tutmaya devam ediyor.

Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

dna,Rna,dna nedir,Dna, dna nedir, Rna, genom projesi, genom, genetik, nutri-genetik, genetik test, gentest, gen haritası, genetik analiz,

Links

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım

...

Kategoriler